Nasıl olsa çoğunuzun aptal beyni anlayamayacak bu 2 sahnedeki fedakarlığı, bencil olmamayı ya da asıl “sevgi”yi. O daha iki kişi arasındaki “seçimini” yapamamama bencilliğindeyken, ve sonunda da “özgür bırakıyorum seni, özür dilerim” mırıldanmalarındayken kim bilir kaç defa bu şekilde “susup gidilmişti yanından”. Bu yüzden kazanmaya devam eder bencillikler, dış görünüşler, saçma sapan sözler. Kimse artık bana “Stefan” diye gelmesin, ve “Elena’ya da yazık” demesin. Elena sadece “dışta görünenle kalan” salağın teki. “Aşık mıyım acaba” diye çocuğu öpüp, sevişip kullanmalar, sonra da “ama ilk Stefan’la başladı” diye salakça “seni özgür bırakıyorum”lar. Çocuk oyuncağı mı lan bu?! Ve çocuk nerdeyse ölmek üzereyken bile bu gerçeği söylemedi. Stefan n’aptı? Siktirip gitti, o sırada ona kim baktı? Yine Damon, sonra “özgür bırakılan” kim oldu? Yine Damon. Çünkü salaksın Damon! “Sadece dizi” gibi görünebilir, ama bunun gerçek yaşama yansımışları da var.
- Reblogged from karmaisabitchdude
Reblog
Like- 4,568 notes
- Permalink
Share
Mad people tell the truth, always.












